Osmanlı dönemiyle günümüzün birleştiği nostaljik mekan: Nilhan Sultan Köşkü

Osmanlı dönemleri mutfaklarının en güzel lezzetlerini bir Osmanlı köşkünde tadabileceğiniz bir mekan hayal edin... 19. yüzyıl Osmanlı sivil İstanbul mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan Nilhan Sultan Köşkü Paşalimanı, Kuzguncuk Köyü’nün en huzurlu köşesinde, sundurmalarını boğaz rüzgârına, sırtını koruya vererek misafirlerine eşsiz bir atmosfer sunuyor.

‘Dünün mührünü bugüne taşımak’ vizyonuyla faaliyete geçen Nilhan Sultan Köşkü, bu mottoyu yeme içme sektöründe tarihi yapıları topluma kazandırarak yaşatmayı amaçlıyor. Nilhan Sultan Köşkü Paşalimanı, aslına uygun olarak restore edilirken eski yapılardaki tüm yaşanmışlıklara, mimariye saygı duyarak günümüz vizyonuyla harmanlayarak, geçmişle bugünün arasında adeta bir köprü görevi görüyor.

600 yıllık lezzet mirasına modern dokunuşlar

Pişirme tekniklerinden, kullanılan baharatlara, sebzelerin ve etlerin kombinasyonlarından menünün uyumuna kadar dönemi aktaran reçeteler sunan Nilhan Sultan Köşkü Paşalimanı’ndaki yemekler adeta saray sofralarını andırıyor. Günümüz damak zevkine uyarlanan dokunuşlarla modern reçeteler çıkaran mekan, 600 yıllık dev bir imparatorluğun lezzet mirasını misafirlerine sunuyor. Bir diğer dikkat çeken ayrıntı ise kullanılan her bir malzemenin ilgili yörelerden sağlanması, bu sayede bölge insanına destek olurlarken malzemenin de en iyisi temin ediliyor. 

Osmanlı sembolleri mimariye entegre ediliyor

Nilhan Sultan Köşkü Paşalimanı’nda Osmanlı’daki birçok sembol mimariye entegre ediliyor. Mekanın dış duvarlarında Ayasofya’nın rengini referans alınırken içerideki sarnıç ve yapının bozulmadığı u şeklindeki modern sedir konukları Osmanlı dönemine götürüyor.

Daha eskilere gidildiğinde ise Nilhan Sultan Köşkü Paşalimanı’nın Roma tarihinde eski bir su sarnıcı olarak kullanıldığı, bütün Üsküdar’a suyun dağıtıldığı merkezin Nilhan Sultan Köşkü Paşalimanı olduğu kayıtlarda yer alıyor. İçerisinde bir sarnıcın bulunması dönemin otantik havasını yansıtırken köşkü de eşsiz bir mekan haline getiriyor.

Mekanda deneyimlenen pek çok ürün mağazadan da alınabiliyor. Aynı zamanda ürünlerin hikayeleri de anlatılırken adeta dönemin ritüelleri ve kültürü aktarılıyor. Hediyelik eşya mağazasında gerek kozmetik gerek sofra ürünleri dönemin ruhunu en doğru şekilde yansıtırken ulaşılmamış reçeteler de misafirlere sunuluyor. Kahvelerden gül sularına fincanlardan şerbetlere Osmanlı’yı yansıtan pek çok ürün mağazada bulunurken hangi şerbet neye iyi gelir, hangisi ne zaman içilmeli gibi yeme içme kültürüne yönelik bilgiler de eğitimli mağaza personeli tarafından konuklara sağlanıyor.